DERMATOLOJİ TARİHİ

Turk J Dermatol 2016; 10: 167-169
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Emekli Şefi, İstanbul, Türkiye

Cemal Gezen Mektupları ve Kendi Kaleminden Otobiyografisi

Merhum Prof. Dr. Cemal Gezen çok nazik bir insandı. Kendinden küçük meslektaşlarını dikkatle dinler, onlarla dostça sohbet eder, karşısındaki insana değer verirdi. Ben buna birçok kez şahit olmuşumdur. Hoca İzmir’de, bense İstanbul’da idik ve tek iletişim aracımız klasik mektuplardı. Şimdilerde olduğu gibi e-postalarla dakikalar içinde iletişim sürdürmek imkansızdı. Mektupla haberleşmenin makul bir süresi vardı, ortalama mektup gitme-gelme süresi bir haftayı bulurdu. Bu yüzden olayın ayrı bir heyecanı ve gizemi vardı.

Cemal Hoca’dan gelen üç mektubu çok değerli arşiv malzemesi olarak sakladım. Birinci mektup 1977 yılına ait. Kısa süre önce çıkardığım “Türk Deri Hastalıkları ve Frengi Bibliyografyası”ndan hocama göndermiştim. Teşekkür mektubunda övücü güzel sözlerden sonra özellikle bu çalışmanın devam etmesini tavsiye ediyordu. 1980 yılına ait ikinci mektupta son “Lütfü Tat Sempozyumu” esnasında takdim etmiş oldukları bir “Nöropati Sensoriyel” olgusu münasebetiyle yapmış olduğum bir kritiğe çok nazik bir yanıt veriyordu. Kısaca konu şu idi; toplantı sonrası eve dönünce Paris’teki toplantılardan birinde bu tip bir olgu tartışmasında Prof. J. Civatte “Maladie de Porto”dan söz etmişti ve ben o günün notlarını sayın hocama postalamıştım. Bundan çok memnun olan Cemal hoca eski Fransa günlerini hatırlattığım için bana teşekkür ediyordu. Sadece o kadar değil, aynı zamanda çok geniş bir şekilde Porto Hastalığı-Nöropati meselesine açıklık getiriyordu. Bu mektup beni son derece mutlu etmişti.

Nihayet 1997 yılına ait 3. mektup ise çok özel bir değer ifade ediyor. Çünkü Cemal hoca zarf içinde son fotoğraflarından birini ve kendi biyografisine ait notları bizzat kaleme aldığı şekliyle gönderiyordu. Otobiyografiler çok değerlidir. İstenmeden de olsa ikinci elden yazılan biyografilerde bazı yanlışlıklar olabilmektedir. Örneğin tarihlerde yapılacak yanlışlıklar affedilmezdir. Bazen de görev sıralarında bir değişiklik olabilir. Askerlik, asistanlık ve kariyerde zaman ve mekan karışıklıkları olabilir. Bu tür yanlışlıkların ilacı otobiyografilerdir.

Cemal Hoca Fransız ekolünden geldiği için fotoğraf çektirmesini severdi. Özellikle grup fotoğraflarına rastlamamız mümkün olmaktadır. Ancak hocayı, yalnızken, okurken, yazarken, sohbet ederken veya günlük yaşamı içinde fotoğraflamak mümkün olmamıştır. Düşünün bir kere o dönemde günümüz teknolojik imkanları olsaydı ne kadar çok fotoğrafa sahip olabilirdik. Bu yüzden hocanın bizzat göndermiş olduğu son fotoğraflardan birinin çok ayrı bir değere sahip olduğunu düşünüyorum. Kendisini hürmet ve rahmetle anıyorum.

Anasayfa Arşiv Arama Menü