OLGU SUNUMU

Turk J Dermatol 2016; 10: 161-163
Makale Geliş Tarihi: 11.03.2014
Makale Kabul Tarihi: 13.03.2014
*

Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dermatoloji Kliniği, Ankara, Türkiye

Unilateral Laterotorasik Ekzantem Olgusu

Unilateral laterotorasik ekzantem (çocukluk çağının asimetrik perifleksural ekzantemi) genellikle vücudun tek bir bölgesinde birleşerek plaklar oluşturmaya eğilimli, eritemli papüllerle karakterize bir hastalıktır. Sıklıkla lezyonlar tek taraflı aksilla ya da kasıktan başlar. Genellikle 1-5 yaş arası çocuklarda görülür. Etiyolojisi tam olarak bilinmemekle birlikte hastaların %75’inde döküntü öncesinde ateş, ishal, halsizlik, rinit gibi prodromal belirtilerin görülmesi viral ajanların etiyolojide yer aldığını düşündürmektedir. Histopatolojik bulguları nonspesifiktir. Tanı klinik olarak konulmaktadır. Hastalık kendi kendini sınırlayıcı özellikte olup, döküntü 2-6 haftada sekelsiz kaybolur. Üç yaşındaki erkek çocuk sağ koltuk altından gövdeye doğru uzanan çok sayıda, eritemli, kaşıntılı, milimetrik boyutlarda papüller ile polikliniğe getirildi. Hastanın öyküsünde döküntü öncesinde halsizlik, iştahsızlık ve ishal olduğu öğrenildi. Hastanın kan örneğinin serolojik incelemesinde Epstein-Barr virüs, sitomegalovirüs, Rubella ve kızamık immünoglobulin (Ig) G pozitif, IgM negatif, parvovirüs B19 IgG ve IgM negatifti. Hastaya topikal nemlendirici ve oral antihistaminik tedavisi verildi. Lezyonlar iki haftada kendiliğinden geriledi. Öykü ve klinik bulgular eşliğinde unilateral laterotorasik ekzantem tanısı konulan olgumuzu nadir görülmesi açısından sunulmaya uygun bulduk.

Giriş

Unilateral laterotorasik ekzantem (ULE) yakın zamanda tanımlanmış, genellikle aksilla ya da kasıktan başlayan daha sonra gövdeye ve ekstremitelere yayılabilen tek taraflı makülopapüler, ekzematöz döküntü ile karakterize bir hastalıktır. Döküntü kontralateral gövdeye yayılabilir (1). Nadir görülmesi nedeniyle ULE’li 3 yaşında bir olgu sunuyoruz.

Olgu Sunumu

Üç yaşındaki erkek çocuk polikliniğe sağ koltuk altında döküntü şikayeti ile getirildi. Hastanın öyküsünde döküntü çıkmadan önce ishal, halsizlik, iştahsızlık şikayeti olduğu öğrenildi. Öz geçmişinde ve soy geçmişinde özellik yoktu. Dermatolojik muayenesinde sağ koltuk altından gövdeye doğru uzanan çok sayıda, eritemli milimetrik boyutta papüller mevcuttu. Fizik muayenede patoloji saptanmadı, lenfadenopati yoktu (Resim 1, 2). Hastadan alınan deri biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde ortokeratoz, irregüler akantoz, hafif spongioz gösteren epidermisle örtülü dokuda üst dermiste lenfositten zengin perivasküler inflamasyon izlendi. Hastanın kan örneğinin serolojik incelemesinde Epstein-Barr virüs (EBV), sitomegalovirüs (CMV), Rubella ve kızamık immünoglobulin (Ig) G pozitif, IgM negatif, parvovirüs B19 IgG ve IgM negatifti. Topikal nemlendirici ve oral antihistaminik tedavisi verilen hastada lezyonlar iki haftada iz bırakmadan gerileyerek kayboldu. Öykü, klinik ve histopatolojik bulgular eşliğinde hastaya ULE tanısı konuldu.

Tartışma

ULE genellikle tek taraflı olarak aksilla ya da kasıktan makülopapüler, ekzematöz döküntü ile başlar, daha sonra gövdeye ve ekstremitelere yayılabilir. Hastaların %50’sinde pruritus eşlik edebilir, likenifikasyon genellikle görülmez. Döküntü olmadan önce rinit, farenjit, otit, diyare gibi respiratuvar ve gastrointestinal sistemle ilgili prodromal bulgular olabilir, subfebril ateş eşlik edebilir. Erüpsiyonun başlangıç noktasında bölgesel lenfadenopati olabilir (1). Genellikle 1-5 yaş arası çocuklarda görülür. Erkek/kız oranı ½’dir. Nadiren yetişkinlerde de görülebilir. Eylül ve Şubat aylarında hastalık daha çok görülür (2). Bildirilen olguların çoğunluğu beyaz ırktandır (3). Hastalık genellikle 2-6 haftada spontan olarak geriler (2).

ULE’yi başlatan ya da ilerleten faktörler bilinmemektedir. Pediatrik hastalarda görülmesi, ilkbahar ve kış aylarında artması, antibiyotiklere cevap vermemesi, spontan gerilemesi viral etiyolojiyi düşündürmektedir. En çok suçlanan viral ajanlar EBV, CMV, parvovirüs B19, parainfluenza 2 ve adenovirüstür (4-6).

ULE tanısı koyduran bir laboratuvar testi yoktur. Histopatolojik bulguları nonspesifiktir. Lenfositten zengin yüzeysel perivasküler infiltrat, hafif spongioz, epidermis içine lenfosit ekzositozu, ekrin duktus çevresinde dermal infiltrat görülebilir. Tanı kliniğe dayanarak konulmaktadır. Ayırıcı tanıda eritema multiforme, kontakt dermatit, ilaç erüpsiyonu, papüler pitiriazis rosea, skabiyez, sekonder sifiliz, miliyer, Herpes Zoster, Gianotti-Crosti sendromu düşünülür (7).

Genellikle hastalık izole olarak görülse de literatürde akut lenfoblastik lösemili iki olguda, ayrıca 5 aylık gebe olan bir kadın hastada ULE görüldüğü bildirilmiştir (8-10). Bizim olgumuzun eşlik eden başka bir hastalığı yoktu.

ULE’nin spesifik, hastalığın süresini kısaltan bir tedavisi bulunmamaktadır. Topikal düşük potent steroidler ve antihistaminikler yeterli semptomatik tedavi sağlamaktadır (11).

Bizim olgumuzda döküntünün tipik yerleşimi, öncesinde prodromal belirtilerin olması, lezyonların iki haftada kendiliğinden gerilemesi şeklindeki klinik bulgulara dayanarak mevcut histopatolojik bulgular eşliğinde ULE tanısı konuldu. Hastalığın nadir görülmesi nedeniyle ve özellikle küçük çocuklarda tek taraflı eritemli papüller varlığında ayırıcı tanıda akla gelmesini vurgulamak amacıyla olgumuzu sunmayı uygun bulduk.

Etik

Hasta Onayı: Hastadan bilgilendirilmiş onam formu alınmıştır.

Hakem Değerlendirmesi: Editörler kurulu ve editörler kurulu dışında olan kişiler tarafından değerlendirilmiştir.

Yazarlık Katkıları

Konsept: Seda Atay, Havva Kaya Akış, Dizayn: Seda Atay, Havva Kaya Akış, Müzeyyen Gönül, Veri Toplama veya İşleme: Seda Atay, Havva Kaya Akış, Bengü Çevirgen Cemil, Müzeyyen Gönül, Analiz veya Yorumlama: Seda Atay, Havva Kaya Akış, Müzeyyen Gönül, Literatür Arama: Seda Atay, Yazan: Seda Atay, Havva Kaya Akış.

Çıkar Çatışması: Yazarlar tarafından çıkar çatışması bildirilmemiştir.

Finansal Destek: Yazarlar tarafından finansal destek almadıkları bildirilmiştir.

Kaynaklar

1.    Gragasin FS, Metelitsa AI. Unilateral laterothoracic exanthem. CMAJ 2012;184:322.
2.    Coustou D, Leaute-Labreze C, Bioulac-Sage P, et al. Asymmetric periflexural exanthem of childhood: a clinical, pathologic, and epidemiologic prospective study. Arch Dermatol 1999;135:799-803.
3.    McCuaig CC, Russo P, Powell J, et al. Unilateral laterothoracic exanthem. A clinicopathologic study of forty-eight patients. J Am Acad Dermatol 1996;34:979-84.
4.    Coustou D, Masquelier B, Lafon ME, et al. Asymmetric periflexural exanthem of childhood: microbiologic case-control study. Pediatr Dermatol 2000;17:169-73.
5.    Pauluzzi P, Festini G, Gelmetti C. Asymmetric periflexural exanthem of childhood in an adult patient with parvovirus B19. J Eur Acad Dermatol Venereol 2001;15:372-4.
6.    Scheinfeld N. Unilateral laterothoracic exanthema with coincident evidence of Epstein Barr virus reactivation: exploration of a possible link. Dermatol Online J 2007;13:13.
7.    Mancini A J, Shani-Adir A. Other viral disserase. In: BologniaJL, Jorizzo JL, Rapini RP, editors. Dermatology. 2 nd ed. St Louis: Mosby; 2008. p. 1227-8.
8.    Fort DW, Greer KE. Unilateral laterothoracic exanthem in a child with acute lymphoblastic leukemia. Pediatr Dermatol 1998;15:51-2.
9.    Peker S, Hoger PH, Moll I. [Unilateral laterothoracic exanthema. Case report and review of the literature]. Hautarzt 2000;51:505-8.
10.    Chiriac A, Chiriac AE, Foia L. Unilateral laterothoracıc ezhamtem in a pregnant woman. Our Dermatol Online 2012;3:333-4.
11.    Adams SP. Dermacase. Unilateral laterothoracic exanthem. Can Fam Physician 1997;43:1355-63.

Anasayfa Arşiv Arama Menü