Özgün Araştırma

Türkiye’de Dermatoloji Alanında Yapılan Yayınların Beş Yıllık Değerlendirmesi

10.4274/tdd.3557

  • Andaç Salman

Gönderim Tarihi: 12.12.2017 Kabul Tarihi: 08.03.2018 Turk J Dermatol 2018;12(3):129-134

Amaç:

Bilimsel üretkenliğin geçmişe dönük olarak değerlendirilmesi, gelecekte yapılacak çalışmaların planlanmasında, nitelik açısından geliştirilmesinde yol göstericidir. Ülkemizin dermatoloji alanındaki bilimsel üretkenliğini değerlendiren yalnızca bir adet araştırma mevcuttur. Bu nedenle, bu çalışmada 2012-2016 yılları arasında ülkemizde yapılan dermatoloji yayınlarının nicelik ve nitelik yönünden değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler:

1 Ocak 2012 ve 31 Aralık 2016 tarihleri arasında Index Medicus’ta kayıtlı tüm yayınlar, “dermatology, Turkey” anahtar sözcükleri kullanılarak tarandı ve yıllara, konulara ve yayın türüne göre değerlendirildi. Atıf sayılarının değerlendirilmesi amacıyla Web of Science veri tabanı kullanıldı.

Bulgular:

Çalışmanın kapsadığı tarihlerde ülkemizde dermatoloji alanında yapılan toplam yayın sayısında, araştırma ve diğer yayın türlerinin sayısında her yıl artış saptanmıştır. Ancak tüm yayınlar arasında orijinal araştırma oranının aynı hızda artmadığı, yayın başına atıf sayısının diğer ülkelere kıyasla düşük kaldığı, yüksek etki değeri olan dergilerdeki yayın sayısının oldukça az olduğu görülmüştür.

Sonuç:

Ülkemizde dermatoloji alanında yapılan yayınların nicelik yönünden gösterdiği gelişime ek olarak nitelik açısından da geliştirilmesine yönelik planlamalar yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Araştırma, bibliyometrik, bilimsel üretkenlik, dermatoloji, Türkiye, yayınlar

Giriş

Tıp alanında bilgi ve teknoloji üretimi temelde insanlığın daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmesini hedeflemektedir. Bunun yanı sıra sağlık ve biyoteknolojik araştırma çıktılarının toplumların refah, ekonomik açıdan büyüme ve kalkınmasına da büyük katkılarının olduğu gösterilmiştir (1). Nitekim en inovatif ve en fazla nitelikli bilim üreten ülkeler olan ABD, İngiltere, Almanya, Kanada ve Fransa’nın refah ve kalkınma anlamında dünyada en üst sıralarda yer aldığı saptanmıştır (2,3).

Bibliyometrik analiz, belirli bir konuda, belirli bir süreyi kapsayan dönemde yapılmış yayınların özelliklerinin matematiksel tekniklerle değerlendirilmesi şeklinde tanımlanabilir (4). Bu yöntemlerle ulusal bilimsel üretkenliğin geriye dönük olarak değerlendirilmesi bilimsel yayınların nitelik ve niceliğinin değerlendirilmesinin yanı sıra, bu sonuçları farklı ülkelerle karşılaştırmak açısından da önemlidir. Bunlara ek olarak ileriye dönük olarak eksikliklerin belirlenmesi ve planlama yapılmasına da olanak verir. Bilimsel üretkenliği belirleyen gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH), tıp fakültelerinin sayısı, dermatolog sayısı, yabancı dil düzeyi ve ülke nüfusu gibi birçok etken bulunmaktadır (5).

Ülkemizde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Cahit Arf Bilgi Merkezi (CABİM) bünyesinde Türkiye’nin genel bilimsel üretkenliği ve uluslararası alandaki yerinin belirlenmesi amacıyla yürütülen bibliyometrik analiz çalışmaları dışında; ortopedi, kardiyoloji ve anesteziyoloji gibi alanlara yönelik ve Behçet hastalığı gibi araştırma konularına yönelik bibliyometrik çalışmalar da yapılmıştır (6-9).

Dermatoloji alanında farklı ülkelerin bilimsel üretkenliğini değerlendiren yayınlar olmasına rağmen, ülkemizin dermatoloji alanında bilimsel üretkenliğine dair 1999-2008 yıllarını değerlendiren bir çalışma dışında bir veri bulunmamaktadır (10-15).

Tıpta Uzmanlık Kurulu 2017 kayıtlarına göre dermatoloji uzmanlık eğitimi veren 64 kurum vardır (16). Yüksek Öğretim Kurumu ve Sağlık Bakanlığı’nın 2010 verilerine göre ülkemizde 1341 aktif çalışan dermatoloji uzmanı bulunmaktadır, yüz bin kişiye düşen aktif çalışan sayısı ise 1,85’tir. Bu sayı Avrupa ülkelerinde ise ortalama 4,7’dir (17). Ülkemizde her yıl artmakta olan dermatoloji uzmanı sayısı düşünüldüğünde, bu artışın bilimsel üretkenlik üzerine etkilerinin de değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada son beş yılda ülkemizde dermatoloji alanında üretilmiş olan yayınların niceliği, niteliği ve araştırmaların konulara göre değerlendirmesinin yapılması ile literatürdeki benzer çalışmalar ele alınarak ülkemiz dermatolojisinin bilimsel üretkenliğinin diğer ülkelerle karşılaştırılması amaçlanmıştır.


Yöntemler

Türkiye’den son beş yılda yapılan dermatoloji yayınlarının değerlendirilmesi amacıyla, http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed internet adresi üzerinden, 1 Ocak 2012 ve 31 Aralık 2016 tarihleri arasında Index Medicus’ta kayıtlı tüm yayınlar geriye dönük olarak tarandı. Her yıl için ayrı ayrı olacak şekilde, “dermatology, Turkey” anahtar sözcükleri kullanılarak yapılan aramada yayınlar orijinal araştırma ve diğer (olgu sunumu, editöre mektup, derleme) şeklinde sınıflandırıldı. Her yayının yayınlandığı dergi kaydedildi. Etki değeri (impact factor) en yüksek 10 dermatoloji dergisi ise ayrıca incelenerek, yıllar içerisinde söz konusu dergilerdeki ülkemiz kaynaklı dermatolojik yayınların durumu değerlendirildi.

Yayınların erken çevrimiçi olarak ilk kez yayınlandığı tarih ve basılı olarak yayınlandığı tarihin farklı olması nedeniyle, yayınların, ilk yayınlanma tarihi dikkate alınarak aynı yayının birden çok kez değerlendirilme olasılığının önüne geçildi.

Atıf sayılarının değerlendirilmesi amacıyla, http://www.webofknowledge.com internet adresi üzerinden Web of Science veri tabanında ileri arama parametreleri kullanıldı. Kategori (Web of Science category) için dermatology ve ülke (country) için Turkey anahtar sözcükleri kullanılarak araştırmanın kapsadığı yıllarda ülkemizden yapılan dermatoloji yayınlarının toplam atıf sayıları değerlendirildi. Buna ek olarak Web of Science’de taranan Türkiye kaynaklı tüm dermatoloji yayınlarının 2012-2016 yılları arasındaki toplam atıf sayıları da değerlendirildi.

Ayrıca her yıl için belirlenen akne, Behçet hastalığı, psikodermatoloji, enfeksiyöz deri hastalıkları, psoriasis, tırnak hastalıkları gibi araştırma konularında kaç adet orijinal çalışma yapıldığı da araştırmaların başlık ve özetleri değerlendirilerek belirlendi.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurul Başkanlığı tarafından, çalışmanın deseni dolayısıyla etik kurul onayı alınması gerekmediği bildirilmiştir.


Bulgular

Index Medicus üzerinde “dermatology, Turkey” anahtar sözcükleriyle, 1 Ocak 2012 ve 31 Aralık 2016 tarihlerini kapsayacak şekilde yapılan aramada saptanan toplam 1602 yayın değerlendirmeye alındı. Her yıl ayrı ayrı değerlendirildiğinde 2012-2016 yılları arasında sırasıyla 206, 278, 354, 370 ve 394 toplam yayın saptandı. Beş yıllık değerlendirme süresinde saptanan 1602 yayının 746’sı (%46,5) orijinal araştırma, 856’sı (%53,5) ise editöre mektup, olgu sunumu ya da derleme türündeydi. Yayınların yıllara ve yayın türüne göre dağılımı Şekil 1’de gösterilmiştir.

Orijinal araştırmaların yayınlandığı dergiler değerlendirildiğinde 746 çalışmadan 470’inin (%63,01) dermatoloji alanından dergilerde, geri kalan 276 (%36,99) çalışmanın ise farklı alanlardaki dergilerde yayınlandığı saptandı. Dermatoloji alanındaki 48 farklı dergide yayınlanan orijinal çalışmalar değerlendirildiğinde 317 (%67,4) çalışmanın 10 (%20,8) farklı dergide toplandığı saptandı. Dermatoloji alanında en yüksek etki değerine sahip 10 dergide yayınlanan çalışmalar değerlendirildiğinde 69 (tüm orijinal araştırmaların %9,2’si) çalışma saptandı. En çok orijinal araştırmanın yayınlandığı 10 dergi ve en yüksek etki değerli 10 dergide yayınlanan çalışmalara ait veriler Tablo 1’de gösterilmiştir.

Son beş yılda yayınlanan yayınların aldığı toplam atıf sayıları incelendiğinde 2012-2016 arasındaki yayınlara sırasıyla 850, 702, 934, 795 ve 242 atıf yapıldığı saptandı. Ülkemizden tüm zamanlarda yapılan yayınların son beş yılda aldıkları atıf sayıları değerlendirildiğinde ise 2012-2016 arasında sırasıyla 2860, 3222, 3711, 3760 ve 3976 atıf yapıldığı saptandı.

Yapılan orijinal araştırmalar konularına göre 36 farklı alanda sınıflandırıldı. Çalışmanın kapsadığı tüm yıllar için en çok araştırma yapılan konu psoriasis iken, en çok araştırma yapılan diğer konular Behçet hastalığı, akne ve izotretinoin tedavisi, enfeksiyöz deri hastalıkları ve saç hastalıkları olarak saptandı. Bu beş konuda yapılan toplam 373 araştırma tüm araştırmaların %50’sini oluşturmaktaydı. Yapılan orijinal çalışmaların yıllara ve konulara göre dağılımı Tablo 2’de gösterilmiştir.


Tartışma

Mevcut çalışmada son beş yılda ülkemizden dermatoloji alanında yapılan yayınların türü, sayısı, atıf durumları, dergilere ve konulara göre dağılımı ve bu verilerin yıllar içinde değişimi değerlendirilmiştir.

Çalışmanın kapsadığı dönemde toplam yayın sayısında her yıl bir önceki yıla göre düzenli bir artışa ek olarak, beşinci yıldaki toplam yayın sayısının birinci yıla göre %91,2 oranında arttığı saptanmıştır. Çalışmamız sonuçlarıyla uyumlu şekilde, daha önce dermatoloji alanında yapılan bir çalışmada dünya genelinde yapılan dermatoloji yayınları değerlendirilmiş ve 1993-2007 yılları arasında yayın sayısında sürekli bir artış olduğu bildirilmiştir (12). Orta Avrupa ve İskandinav ülkelerinin dermatoloji alanındaki bilimsel üretkenliğini değerlendiren çalışmalarda da sırasıyla 1991-2002 ve 1989-2008 yılları arasında toplam yayın sayısında düzenli artış olduğu saptanmıştır (10,11).

Daha önce ülkemizde yapılan bir çalışmada ise, Türkiye’nin de dahil olduğu Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (EKİÖ/OECD) üyesi ülkelerin dermatoloji alanındaki katkıları değerlendirilmiş ve üye tüm ülkelerde yayın sayısının 1999-2008 yılları arasında arttığı bildirilmiştir. Yine aynı çalışmada 1999-2003 ve 2004-2008 dönemlerinde Türkiye’den sırasıyla 661 ve 1259 yayın olduğu saptanmıştır (14). Bu çalışmada, bizim çalışmamızdan farklı olarak dergi atıf raporlarındaki (Journal Citation Reports) dermatoloji dergileri değerlendirilmiş olsa da bizim çalışmamızda değerlendirilen 5 yıllık dönemde 1602 yayın olması, ülkemizin uluslararası dermatoloji alanındaki katkısının yaklaşık 20 yıldır düzenli olarak artmakta olduğunu göstermektedir. Bu durum, teknolojik gelişmeler sonucunda bilgiye ulaşımın kolaylaşması, araştırma olanaklarının yaygınlaşması, dermatoloji alanı ve dışındaki bilimsel yayınların sayısındaki artış, dermatoloji uzmanlık eğitimi veren kurumlar ve dermatoloji uzmanlarının sayısındaki artış ve akademik yükselme kriterlerindeki yayın gereklilikleri ile açıklanabilir.

Yayın sayılarındaki yıllar içerisindeki artış her ülke için geçerli bir bulgu değildir. Nitekim, farklı ülkelerdeki dermatoloji yayınlarını karşılaştıran bir çalışmada, 2003-2012 yılları arasında Güney Kore ve Çin’de toplam yayın sayıları düzenli artarken, Japonya’daki toplam yayın sayısının yıllar içerisinde stabil seyrettiği saptanmıştır. Yazarlar bu durumu, gelişmekte olan ülkelerde (Güney Kore, Çin) ekonomik gelişmenin (kişi başı GSYİH’deki artış) bilimsel üretkenlikle doğru orantılı ilerlemesine rağmen gelişmiş ülkelerde (Japonya) ekonomik gelişimin sürmesine rağmen bir noktada maksimum bilimsel üretkenliğe ulaşılmasıyla açıklamıştır (5). Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye’de, EKİÖ verilerine göre çalışmamızın kapsadığı yıllarda yayın sayısı ile birlikte kişi başı GSYİH’de de artış olması bu yorumu desteklemektedir. Çalışmamızda saptanan bulgular, TÜBİTAK/CABİM verilerine göre yıllar içerisinde sağlık/tıp alanından yapılan yayınlarda görülen artış ile de uyumludur (18).

Orijinal araştırmaların toplam bilimsel üretkenlikteki yeri, kanıt düzeyi piramidinde üst basamaklarda yer almaları nedeniyle önemlidir. Dermatolojik araştırmaları global olarak değerlendiren bir çalışmada, 1985-2014 yılları arasında orijinal çalışmaların tüm yayınların %49’unu oluşturduğu ve en sık yayın türü olduğu bildirilmiştir (13). Bizim çalışmamızda da literatür ile uyumlu olarak, 5 yıllık dönemdeki yayınların %46,5’i orijinal araştırma şeklindeydi. Çalışmamızın kapsadığı yıllar ayrı ayrı incelendiğinde orijinal araştırma oranlarının 2014 ve 2015 yıllarında %40’lara düştüğü, 2016 yılında ise %50’nin üzerine çıktığı görülmektedir. Ayrıca, daha önce ülkemizin de değerlendirildiği araştırmada, 10 yıllık dönemdeki 1921 yayının %67,8’inin orijinal araştırma şeklinde olduğu bildirilmiştir (14). Bu veriler, ülkemizdeki orijinal araştırma sayısındaki artışa rağmen, toplam yayınlar içerisindeki oranının azalmakta olduğunu göstermektedir. Bu durum, basitçe orijinal çalışma dışındaki yayınların görece daha kolay üretilebilir olması nedeniyle sayısal ve oransal olarak daha hızlı artış göstermesine bağlı olabileceği gibi; orijinal çalışma planlamasında ve yürütülmesindeki kaynak temini, etik kurul onay süreçleri, gönüllü toplanması gibi bazı zorluklardan, çeşitli nedenlerle çalışmaların yarım kalmasından veya yayın haline getirilememesinden de kaynaklanabilir.

Çalışmamızda bilimsel üretkenliğin nicel değerlendirmesinin yanında niteliklerinin de değerlendirilmesi amacıyla orijinal çalışmaların yayınlandığı dergiler, etki değerleri ve atıf sayıları da incelendi. Orijinal çalışmaların %63,01’inin dermatoloji alanındaki dergilerde yayınlandığı, bu çalışmaların ise %67,4’ünün 10 dergide toplandığı, bu dergilerin 2016 yılı ortalama etki değerlerinin ise 1,87 olduğu saptandı. Ülkemizin bilimsel üretkenliğini 1999-2008 yılları arasında değerlendiren bir çalışmada da Türkiye’den yapılan araştırmaların %40’ının 3 dergide yayınlandığı (J Eur Acad Dermatol Venereol, Int J Dermatol ve J Dermatol) saptanmıştır. Bu üç dergi, bizim çalışmamızda da yayınların kümelendiği ilk 10 dergi içerisinde yer almaktaydı (14). Bu durum, yeni makale gönderilen dergilerin daha önce ülkemizden yayınların ağırlıklı olarak yayınlandığı dergiler arasından seçilmesiyle açıklanabilir. 

Dermatoloji alanında en yüksek etki değerine sahip 10 dergide yayınlanan 69 tane orijinal araştırma ise tüm araştırmaların sadece %9,2’sini oluşturmaktaydı. Söz konusu 69 yayından 47’sinin tek bir dergide yayınlanmış olması da etki değeri yüksek dergilerdeki orijinal araştırma sayısının oldukça az olduğunu göstermektedir. Çalışmamızda saptanan görece düşük oran dermatoloji alanındaki ve özellikle etki değeri yüksek dergilerde daha çok yayınla yer alınması gerektiğini göstermektedir. Bu durum, bahsedilen dergilerin daha çok temel, deneysel alanlarda yayınlara yer vermesi ile açıklanabilir. Bu alanlarda nitelikli çalışmaların yapılabilmesi için, tıp fakültesi ve dermatoloji uzmanlık eğitimleri sırasında temel araştırma tasarımı, yöntemleri konularının programa eklenmesine ek olarak araştırma olanakları ile temel ve klinik bilimler arasındaki iş birliğinin artırılması fayda sağlayabilir.

Atıf sayıları değerlendirildiğinde ise, 2012-2016 yılları arasındaki toplam 1602 yayına yapılan toplam atıf sayısının 3523 olduğu belirlendi. Yayın başına düşen atıf sayısı 2,19 olarak saptandı. Literatürde dermatoloji alanında 1985-2014 arasında yapılan yayınların ortalama atıf sayısı dermatoloji dergilerindeki yayınlar için 8,63, dermatoloji alanı dışındaki dergilerdeki yayınlar için ise 16,18 olarak saptanmıştır (13). Ülkemiz yayınlarını 1999-2008 arasında değerlendiren çalışmada ise, yayın başına düşen ortalama atıf sayısı 4,93 olarak saptanmıştır (14). Bizim çalışmamızdaki düşük ortalama atıf sayısı, çalışmamızın daha dar ve yakın bir tarih aralığını kapsaması ve atıf sayılarının zamanla artış göstermesiyle açıklanabilir. Ancak yine de ülkemizde, ortalama atıf değerlerinin dünya geneline göre oldukça düşük olduğu söylenebilir. Bu durum, üretilen bilimsel yayınların özgünlüğü, bilime katkısı ve değeri konularının sorgulanmasını gerektirmektedir. Ülkemizde yeni araştırmaların tasarımı aşamasında, çalışmanın yenilikçi ve özgün olması, mevcut bilgiye artı değer katması, yöntem açısından nitelikli olması gibi parametrelerin göz önünde bulundurulmasının, dünya geneline göre oldukça düşük olan atıf sayılarımızı artırabileceği öngörülebilir.

Ayrıca çalışmamızda orijinal araştırma konuları ve yıllara göre değişimleri de değerlendirilmiştir. En sık araştırma yapılan konu her yıl için psoriasis iken bunu Behçet hastalığı, akne ve izotretinoin tedavisi, enfeksiyöz deri hastalıkları ve saç hastalıkları takip etmekteydi. Bu hastalıkların sık araştırma konusu olması ülkemizde de sık görülmeleriyle ve daha kolay gönüllü bulunmasıyla açıklanabilir. Kozmetik dermatoloji konusunda son yıllarda artan ilgiyle bu konuda araştırmaların da arttığı görülmektedir. Dermatopatoloji, dermatocerrahi, konnektif doku hastalıkları, fototerapi ve hayvan çalışmaları gibi alanlarda oldukça az çalışma üretilmiş olması da dikkat çekicidir. Yeterince ilgi görmeyen bu alanlarda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi, bu konularda ufuk açıcı toplantılar, kurslar düzenlenmesi bu alanlardaki eksikliğin giderilmesini sağlayabilir.


Çalışmanın Kısıtlılıkları

Çalışmamızın bazı kısıtlılıkları da mevcuttur. Veri tabanı aramalarının sadece Index Medicus üzerinden yapılmış olması burada taranmayan yayınların değerlendirilememiş olmasına neden olmuştur. Ayrıca çalışmamızın retrospektif olması nedeniyle, yayınların yapıldığı dergiler her yıl güncellenen “Science Citation Index, Science Citation Index-Expanded” gibi veri tabanlarına göre sınıflandırılamamıştır. İleride ulusal ve uluslararası farklı veri tabanlarını da değerlendiren bibliyometrik analizler yapılması önemli olabilir. Ayrıca “dermatology, Turkey” anahtar sözcükleriyle yapılan aramalar nedeniyle yazar bilgilerinde bu sözcükler geçmeyen yayınların değerlendirme dışı kalmış olabileceği de bir kısıtlılık olarak belirtilebilir. Çalışmamızın görece yakın ve kısa bir tarih aralığını kapsaması yayın başı ortalama atıf değerlerini olduğundan düşük göstermiş olabilir.


Sonuç

Ülkemizden dermatoloji alanında yapılan yayın sayılarının giderek artmakta olduğu ancak buna karşın etki değeri yüksek dergilerdeki yayınların az olduğu, yayınların çoğunluğunun belirli dergilere toplanma eğiliminde olduğu, yayın sayısındaki artışa rağmen atıf sayısında ve yayın başına ortalama atıf sayısındaki gelişimin aynı oranda artmadığı saptanmıştır. Çalışmamızın, kısıtlılıklarına rağmen ihtiyaç duyulan bir alanda yapılmış olması açısından ve alanımızdaki bilimsel üretkenlikle ilgili eksik ve güçlü yönleri ortaya koyarak, sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin ortaya konması, ileride planlanacak proje ve çalışmalara yol göstermesi açısından önemli olduğunu düşünmekteyiz. Bu tür çalışmaların belirli dönemlerde tekrarlanmasının, uluslararası karşılaştırmalarla birlikte yapılmasının, dermatoloji alanında bilimsel üretkenliğin nicelik ve nitelik açısından gelişimine katkıda bulunacağı görüşündeyiz.

Teşekkür

Çalışmanın planlanma ve yazım aşamalarında değerli rehberliği ve katkıları için Prof. Dr. Tülin Ergun’a teşekkür ederim.

Etik

Etik Kurul Onayı: Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurul Başkanlığı tarafından, çalışmanın deseni dolayısıyla etik kurul onayı alınması gerekmediği bildirilmiştir.

Hasta Onayı: Çalışma gönüllü içermediğinden hasta onayına gerek yoktur.

Hakem Değerlendirmesi: Editörler kurulu ve editörler kurulu dışında olan kişiler tarafından değerlendirilmiştir.

Finansal Destek: Yazar tarafından finansal destek almadığı bildirilmiştir.


Resimler

  1. Macilwain C. Science economics: what science is really worth. Nature 2010;465:682-4.
  2. SJR-International science ranking. (Erişim 12.12.2017). Available at: http://www.scimagojr.com/countryrank.php
  3. Herper M. The most innovative countries in biology and medicine. (Erişim 12.12.2017). Available at: https://www.forbes.com/sites/matthewherper/2011/03/23/the-most-innovative-countries-in-biology-and-medicine/#1702d9d61a71
  4. Thompson DF, Walker CK. A descriptive and historical review of bibliometrics with applications to medical sciences. Pharmacotherapy 2015;35:551-9.
  5. Man H, Xin S, Bi W, et al. Comparison of publication trends in dermatology among Japan, South Korea and Mainland China. BMC Dermatol 2014;14:1.
  6. Gürbüz Y, Sügün TS, Özaksar K. A bibliometric analysis of orthopedic publications originating from Turkey. Acta Orthop Traumatol Turc 2015;49:57-66.
  7. Onat A. Cardiovascular publications in 2013 in Turkey advanced in quantity alone. Turk Kardiyol Dern Ars 2014;42:403-9.
  8. Yılmaz HO, Babazade R, Turan OA, et al. Scientific publication performance of Turkish anaesthesia clinics in high impact factor international journals between 2005 and 2014: A bibliometric analysis. Turk J Anaesthesiol Reanim 2017;45:16-25.
  9. Şenel E, Demir E, Alkan RM. Bibliometric analysis on global Behçet disease publications during 1980-2014: is there a Silk Road in the literature? J Eur Acad Dermatol Venereol 2017;31:518-22.
  10. Jemec GB, Nybaek H. A bibliometric study of dermatology in central Europe 1991-2002. Int J Dermatol 2006;45:922-6.
  11. Gjersvik P, Nylenna M, Jemec GB, et al. Dermatologic research in the Nordic countries 1989-2008--a bibliometric study. Int J Dermatol 2010;49:1276-81.
  12. Mimouni D, Pavlovsky L, Akerman L, et al. Trends in dermatology publications over the past 15 years. Am J Clin Dermatol 2010;11:55-8.
  13. Chen SY, Wu JT. Global productivity of dermatological research: a bibliometric analysis from 1985 to 2014. Br J Dermatol 2017;176:234-6.
  14. Tasli L, Kacar N, Aydemir EH. Scientific productivity of OECD countries in dermatology journals within the last 10-year period. Int J Dermatol 2012;51:665-71.
  15. Belinchón I, Ramos JM. Scientific output of Spanish dermatology departments in international journals, 1997-2006. Actas Dermosifiliogr 2008;99:373-9.
  16. Tıpta Uzmanlık Kurulu. (Erişim 12.12.2017). Available at: http://www.tuk.saglik.gov.tr/TR,30148/programlar.html
  17. Türkiye’de sağlık eğitimi ve sağlık insangücü durum raporu. (Erişim 12.12.2017). Available at: http://www.yok.gov.tr/documents/10279/30217/turkiyede_saglik_egitimi/3eef8efe-9fbe-4e66-bc05-15262a6ec747
  18. Türkiye bilimsel yayın performans raporları. (Erişim 12.12.2017). Available at: http://cabim.ulakbim.gov.tr/bibliyometrik-analiz/turkiye-bilimsel-yayin-performans-raporlari